Manevi tazminat, haksız bir fiil nedeniyle kişinin yaşadığı elem, acı ve duyduğu üzüntü nedeniyle uğradığı manevi zararların giderilmesi amacıyla istenilen bir tazminattır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. Maddesinde ‘Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.’ denilerek manevi tazminat hakkı düzenlenmiştir.
Trafik kazalarında ise kaza nedeniyle zarar gören kimsenin, bu zarar sebebiyle yaşadığı elem, acı ve ızdırabın giderilmesi adına kusurlu taraftan manevi tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇMA ŞARTLARI
Trafik kazası nedeniyle dava açılabilmesi için;
- Trafik kazasının meydana gelmesi,
- Dava açacak kişinin geçirdiği kaza nedeniyle bedensel zarara uğraması veya yakınının kaza sebebiyle hayatını kaybetmesi,
- Meydana gelen yaralanma veya ölüm ile trafik kazası arasında uygun illiyet(nedensellik) bağının bulunması,
- Davalının trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olması gerekir.
MANEVİ TAZMİNAT DAVASI KİMLER TARAFINDAN AÇILABİLİR?
Trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davası,
- Trafik kazası sonucu yaralanan kimseler tarafından,
- Kaza sonucu ağır bedensel zarara uğrayan kimselerin yakınları tarafından,
- Kaza neticesinde kazazedelerden biri ölmüşse, ölenin yakınları tarafından açılabilmektedir.

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI KİMLERE KARŞI AÇILABİLİR?
Trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davası;
- Kazanın meydana gelmesinde kusuru olan araç sürücüsüne/sürücülerine karşı (TBK 49 gereğince)
- Kusurlu olan sürücünün kullandığı aracın sahibine karşı (KTK 85 gereğince)
- Kusurlu aracın kaskosunun bulunması durumunda aracın kaskosunu yapmış olan Sigorta Şirketine karşı açılabilmektedir.
Not: Aracın kaskosuna başvurabilmek için kasko poliçesinde manevi tazminatın da teminat altına alınmış olması gerekmektedir. Manevi tazminat teminat dahilinde değilse sigorta şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır.
MANEVİ TAZMİNATIN MİKTARININ BELİRLENMESİ
Manevi tazminatın amacı, kişinin meydana gelen trafik kazası nedeniyle görmüş olduğu zarardan kaynaklı duyduğu acı ve üzüntünün telafi edilmesidir. Bu sebeple manevi tazminatın teknik bir hesaplaması bulunmamaktadır.
Manevi tazminatın miktarı hakimin takdirindedir. Tazminat miktarı belirlenirken somut olayın şartları, kusurun ağırlığı, zararın miktarı, tarafların maddi durumları ve davalının ödeme gücü göz önünde bulundurulur. Hakim saymış olduğumuz durumları bir bütün olarak değerlendirerek zarar göreni tatmin edecek uygun bir miktar tazminata hükmetmektedir.
MANEVİ TAZMİNAT DAVALARINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

- GÖREVLİ MAHKEME
Görevli mahkemenin belirlenmesinde davanın kimlere karşı yöneltileceği önemlidir.
- Manevi tazminat davası araç sürücüsü ve araç sahibine karşı açılacaksa görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
- Manevi tazminat davası araç sürücüsü ve araç sahibinin yanında kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketine de açılacaksa görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
- Aracın kaskosunun bulunması ve sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Sistemine üye olması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmalıdır.
- YETKİLİ MAHKEME
Manevi tazminat davası genel yetki kuralı (HMK 6) gereğince davalılardan birinin yerleşim yerinde veya
Meydana gelmiş olan trafik kazası haksız fiil niteliğinde olduğundan HMK 10 gereğince,
- Haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinde,
- Zarar haksız filin işlendiği yerden başka bir yerde meydana gelmişse, zararın meydana geldiği yerde,
- Zarar görenin ikametgahında da tazminat davası açılabilir.
MANEVİ TAZMİNAT DAVALARINDA DAVA AÇMA SÜRESİ VE ZAMANAŞIMI
Tazminat davalarında zamanaşımı Türk Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesinde ‘Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.’ şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazaları, haksız fiil niteliğindedir ve kaza neticesinde yaralanma veya ölüm gerçekleşmişse haksız fiile karşı ceza kanunlarında da yaptırım öngörülmüştür. Bu nedenle ceza kanununda belirlenen zamanaşımı dikkate alınmalıdır.
Buna göre meydana gelen trafik kazasında kişi yaralanmışsa, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren yaralanan kişinin manevi tazminat davası açma süresi 8 yıl; eğer kazada ölüm meydana gelmişse ölenin yakınları tarafından açılacak manevi tazminat davası için 15 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Belirtilen bu süreler içerisinde manevi tazminat davası açılmalıdır.
MANEVİ TAZMİNAT DAVALARINA İLİŞKİN BAZI YARGITAY KARARLARI
- Annenin cismani zarar (trafik kazası) nedeniyle manevi tazminat hakkı
Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda onun (ana, baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir.
Somut olayda dosya kapsamında bulunan raporlara göre; davacı …’nın geçirdiği kaza sonucunda vücut genel çalışma gücünden % 100 oranında kaybettiği, sürekli olarak iş görmezlik halinde kaldığı, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu ve ağır bedensel zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Davacı anne, olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK’nun 56/2. maddesi uyarınca kızının ağır yaralanması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının manevi tazminat isteme hakkı, velayet hakkına bağlı olmayan ve ağır yaralananın annesi sıfatıyla istenmiş bir manevi tazminattır. Davaya konu olayın davacı annede manevi zarar doğuracağı açıktır.
Şu halde mahkemece, davacılardan anne … yararına uygun bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1960 E., 2019/6280 K. sayılı kararı)
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Ve Manevi Tazminat
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacı eş ve çocuk … için 5.000’er TL, davacı diğer çocuklar için …00’er TL’den toplam 16.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı eş ve çocuklar kazada kusuru bulunmayan eş ve babalarını davaya konu trafik kazasında kaybetmiştir. Borçlar Kanunu’nun (md.56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacılar için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi – Karar: 2017/189).
Av. İrem ÇETİN
Trafik kazalarından kaynaklı olarak maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminat haklarınız hakkında daha fazla bilgi ve destek için alanından uzman avukat kadromuzla sizlere hukuki bilgi ve danışmanlık hizmeti sağlamaktan mutluluk duyar, sizleri her türlü hizmet için ofisimize bekleriz. Ayrıca iletişim sayfamızdan hemen bizlere ulaşabilirsiniz!